YAŞAM DOSTU; CEVİZ

En lezzetli kabuklu yemişlerden biri olan ceviz, sert kabuğunun altında yaşam enerjisini saklıyor.
Son dönemde yapılan araştırmalar, 7’den 70’e sevilen bu yemişin tam bir kalp dostu olduğunu ortaya koyuyor.

Dört bağımsız uzman-yazar, ceviz alımı ile koroner kalp krizini azaltma ve önleme arasında bilimsel kanıtlara dayanan bir ilişki saptadı. Uzmanlar tarafından hazırlanan raporda, tüm sert kabuklu yemişlerin sağlığa faydalı olduğu; fakat tekli doymamış yağ asidine sahip diğer kabuklu yemişlere kıyasla, cevizin içerik açısından daha zengin olduğu belirtildi. Cevizin diğer yemişlere oranla farklı olmasının sebebi ise, içeriğindeki zengin bileşenler olduğuna değinildi.

Bileşenlerinde, n-6 (linoleate) ve n-3 (linolenate) içeren çoklu doymamış yağ asitleri bulunan ceviz, diğer sert kabuklu yemişler gibi yağ seviyesi yüksek olsa da, az miktarda doymuş yağ asidi oranına sahip. Cevizdeki bu yağlar, bitkisel sıvı yağlarla da benzerlik gösteriyor. Ceviz ayrıca lif, tanen, polyfenol gibi sağlık açısından yararlı pek çok bileşeni de içeriyor.

Klinik çalışmaların sonucunda görüldü ki, ceviz enerji bakımından zengin olsa da, ikame besin olarak tüketildiğinde vücut ağırlığına etkisi açısından kazançlı bir seçim değil. Yapılan çalışmalar ayrıca kalp sağlığını koruyucu bir diyetin parçası olarak yenen cevizin, düşük kan kolesterolü sağladığını ortaya koydu.



Araştırmada Amerika Birleşik Devletleri nüfusunun yaklaşık % 50’nin koroner kalp rahatsızlığı riskiyle karşı karşıya olduğu da açıklandı. Orta-ileri yaştaki kadın ve erkekler üzerinde yapılan gözlemler sonucunda, ceviz ve diğer sert kabuklu yemişlerin günlük tüketim sıklığı ile kalp krizi riski arasında ters orantılı olduğu kanıtlandı. Cevizin günlük diyetin bir parçası olarak kolayca tercih edilebileceğine değinilen araştırmada, ceviz ve benzeri sert kabuklu yemişlerin koroner kalp krizi riskini % 30 ile % 50 arasında azalttığı açıklandı.

Koroner kalp rahatsızlığı ve kan lipitleri

Araştırmaların sonucunda varılan bir diğer nokta ise, yüksek kolesterolün koroner kalp rahatsızlığı açısından bir risk faktörü olduğu…. Yapılan pek çok gözlemde, kolesterol miktarının değişmesi ile koroner kalp rahatsızlığına yakalanma riski arasında bir ilişki olduğu belirtildi. Araştırmayla ayrıca , yüksek yoğunluklu lipoprotein-kolesterol (HDL-C) ile kalp krizine yakalanma riskinin azalması arasında da pozitif bir ilişki olduğu saptandı.


 

 
Dizayn Etkinpatent